ALS – Buz Kovası İddia Kampanyası ve Yardımseverlik Hakkında

23 08 2014

ALS hastalığını sanıyorum ilk defa bir iş arkadaşımın babası dolayısıyla duymuştum. Hastalık 100.000 kişide 1-1.5 oranında görülüyormuş. Hastalık ölümcül bir hastalık ve ortaya çıkışının ardından birkaç yıl içinde ölümle sonuçlanıyor. İlk duyduğumda da hastalığın gelişme seyrinin yıkıcılığı beni derinden etkilemişti. Sağlıklı çalışmaya devam eden zihin, bellek ve ruhun yanında giderek çöken beden. Bunun bilinçli yaşanması şu anda, bu satırları yazarken bile tüylerimi ürpertiyor.

ALS hastalığına hem dikkate çekmek, hem de bu konuda bağış toplamak üzere yapılan ve sosyal medyada inanılmaz bir ilgi görerek çok hızla yayılan “Buz Kovası İddiası” kampanyası temel olarak şöyle çalışıyor: Bir tanıdığınız sizi iddiaya davet ediyor. İddia: 24 saat içinde ya $100 bağış yapmanızı ya da kafanızdan aşağı bir kova suyu dökmenizi gerektiriyor.  Ancak iddiaya çağrılan birisi sadece bağış yaptığında ve kafasında aşağı bir kova su dökmeyip, bunu videoya çekmeyip, sosyal medyada paylaşmadığında, şu anda kampanyanın yarattığı viral etki haliyle yaratılamayacağından,  -umuyorum- çoğunluk hem kafasından aşağı bir kova suyu boca ediyor, hem de bağışını yapıyor. Bizim viral etkiye katkımız da aşağıda.

VıdeoFoto

 

Yazının devamını oku »

Reklamlar




Bağışlarınız Dünyayı Kurtaran Adımları Atıyor

23 11 2013

Dünyayı Kurtaran Adım17 Kasımda muhteşem bir günde 15K’lik koşumu tamamladım. 10. KM’den itibaren dizim sıkıntı yaşasa da gelecek bağışları düşünerek yola devam etmek zor olmadı.

temacans

Yazının devamını oku »





Hep Beraber Dünyayı Kurtaran Adımı Atalım mı?

4 11 2013

Dünyayı Kurtaran Adım

2008 yılından bu yana kendi yaşamıma ve başkalarının yaşamına anlam katmanın muhteşem bir yöntemini buldum : Bağış toplamak için koşuyorum.

Bu sene ise 17 Kasım 2013 İstanbul Maratonunda çok heyecan verici, yeni bir proje için doğa aşkıyla koşuyorum: TEMA – “Dünyayı Kurtaran Adım

Yazının devamını oku »





Sakız Adası – Sakız Adası 10.5K ve Yarı Maraton Koşusu

24 09 2013

Sakız Adasına asıl gidiş nedenimiz 2. kere düzenlenen Sakız Adası 10.5 ve yarı maraton koşusuna katılmaktı. İyi ki de gitmişiz. Bu son derece amatör ruh ve az sayıda insanın emeğiyle yapılan çok güzel bir parkurda koşulan yarışla ilgili her şeyi çok sevdik.

WP_20130901_027

Yazının devamını oku »





#DirenGeziParki Dönüşümü

2 06 2013

1 Haziran 2013’te, sabahın erken saatlerinde eve döndüğümde sosyal medyayı takip ederek zaman geçirmiştim. #DirenGeziParki hareketinin toplumsal bir harekete dönüştüğünü, önceki akşam anlamıştım. Ancak yine de Taksim sınırlarından çıktığımda, hayat o denli normal akışında görünüyordu ki, ister istemez hafifçe öfkeleniyor ve hayal kırıklığı duyuyor diğer yandan da olası potansiyeli çocukça bir aç gözlülükle tespit edip hayıflanıyordum. Saat 3 gibi yanıp, sönen ışıklarla, tencere tavaya ile çıkarılan seslerle o kıvılcımın daha çok konut alanının olduğu bölgelere de sıçradığını anlayarak sevindim. #direngeziparki konusunu biraz daha uzaktan izleyen önemli bir kitle, kendisinde yeter cesareti bulmuş ve seslerini yavaşça yükseltmeye başlamışlardı. Bir kısım insanlar yollara dökülmüş, Taksim’e ulaşmaya çalışıyorlardı. Herkes duyulmak istiyordu!


Yazının devamını oku »





31 Mayıs 2013 #DirenGeziParki – I

1 06 2013

Gezi Parkını korumak için orada oturan doğa aşıklarına ilk ziyaretimiz 29 Mayıs 2013, çarşamba akşamı oldu. Parka vardığımızda orada toplanmış kalabalık itiraf etmeliyim ki beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu denli az kişi ile bu parkın yok olmasına engel olunamaz demiştim kendi kendime. Etrafta son derece barışçıl, sakin hava vardı. Yer yer festival havasında şarkı ve halaylar oluyordu. Orada zaman geçirdik, Taksim Gezi parkı için imzamızı verdik, ağaçlara sarıldık. Milletvekilleri parka gelip, nöbete destek olmaya başladılar. Vakit gece yarısına yaklaşırken oradan ayrıldık.

Yazının devamını oku »





Türkiye Bisiklet Rotaları – Bisikletle Sakarya Gezisi – İkinci Gün

13 05 2013

İkinci günün sabahında güneş henüz doğmamışken erkenden, iyice dinlenmiş uyandım. Fotoğraf makinemi alıp sessizce çadırdan dışarı çıktım. Ve bu güzel doğa parçasında hem biraz dolaştım hem de fotograf çektim. Dün bizi korkutan sivrisinekler hala ortalıkta yoktu; Havada sabah tazeliği ve serinliği bir de kurbağaların sesleri vardı sadece.

Yazının devamını oku »