Sakız Adası – Sakız Adası Plajları

16 09 2013

Sakız Adasında geçirdiğimiz ikinci günümüzde zamanımızı plajda geçirmek istedik. Bize önerilen plajlar doğrultusunda ilk uğradığımız plajlar yan yana yer alan Foki ve Mavra Volia oldu. Bu plaj özellikle siyah volkanik taşları ile ünlüymüş. Önceki gün geçirdiğimiz hareketli köy ziyaretlerinin ardından sakince plajda oturmak, yüzmek bizlere çok iyi geldi.

Mavra Volia

Mavra Voila plajının ardından ikinci uğradığımız yer Komi plajı oldu. Bu plajı çok beğendik. Kumları, daha canlı yemek ve kafe seçenekleri ve deniziyle keşke ilk buraya gelseymişiz dediğimiz bir plaj oldu.

Komi’de de vakit geçirdiğimizde yine kendimizi farklı yer görme hedefiyle yollara vurduk. Adanın kıyısını dolaşan değil de iç yollarından Neo Moni adındaki Dünya Kültür Mirası listesindeki manastıra gittik. Adanın birbirine çok iyi bağlanmış iç yollarında seyahat ederken, yangını ve vahemetini anladık. Yanmış yoğun alan görüntüleri bir seneler önceki Portekiz ziyaretimden aklımda kalmış: O Zaman da çok iç burkucuydu. Şakız’da da çok içler acısıydı. Ağaçların yangında yok olması adeta hayatın yok olması gibi, sanıyorum yolculuk esnasında herkes bu sebeple kendini moralsiz hissetti. Yolculuğumuzda güze şeyler de oldu mesala açık arazideki ağaçlardan dalından yediğimiz incirler…

Komi

Nea Moni’yi ararken yanlışlıkla kendimizi Agaia Pateres Manastırında (Kutsal Babalarımız ya da Aziz Babalarımız) buluverdik. Yolu darlığı ve dik bir yarın kenarında oluşu sebebi ile bizi biraz gerse de yine de buraya gelmek hoşumuza gitti. Burası Neo Moni öncesi mağradan yapılmış ve Nea Moni için çalışacak üç rahibin, rahiplik yemini ettiği yermiş. 1868’deki yapılarla şu anki büyüklüğüne ulaşmış ve adanın en büyük dini Merkezi olmuş. Şu anda içinde 4 rahip yaşıyormuş.

Agai Pateres Monastry

Yunan Adalarından en büyük beşincisi olan Sakız Neo Moni ile çok farklı bir degree sahip olmalı. Zira 11. yy’dan kalma bu manastır tüm Yunanistan’daki en önemli Bizans kalıntısı imiş. Adanın içindeki yolları kullanırken bayağı irtifa kazanmıştık. Bu sebeple manastırı hem tepeden görme imkanımız oldu hem de Sakız Adasının ve Türkiye kıyılarının tepeden manzarasını görme şansımız oldu.

Nea Moni Manastırı

Kapının girişinde bizi, bizim camilerimizde olduğu gibi daha kapalı kıyafetler karşıladı. Biz once bunlara dikkat etmemiştik ancak sanırım rahiplerden biri bizi uyarınca büyük netlikle giriş kapısının ardına aşılmış sıra sıra daha kapalı bluz ve etekleri fark ettik. Oldukça geniş bir alana yayılan manastırın bahçesini farklı amaçlar için kullanılan binalar çevreliyor. Burasının hem çok huzuelu bir havası, hem de yayla iklimi gibi bir havası var.

Nea Moni Manastırı

Bu manastır Bizans İmparatoru Konstantin IX Monomachos ve eşi tarafından yaptırılmış. Özellikle kilisesinin içindeki mozaikler, zarar görmüş olmalarına karşın etkileyiciler. Manastır öncelikle 1822 Osmanlı saldırısı esnasında ciddi bir zarar görmüş, ardından 1881 depremi ile de bir kısım bina yıkılmış.

Nea Moni

Manastırın ardından gezmek istediğimiz diğer köy Anavatos’a geçtik. Köy yüksekçe bir tepenin en üstüne oturtulmuş, oldukça uzaktan bir kale görkemi ile seçilebiliyor. Biraz da Mardin’deki taş evlerin görünütsünü çağrıştırdı bizlere. Terkedilmiş bu köy, özellikle 1881 depreminin ardından yaşanan kayıplarla güvenliği sorgulandığından bırakılmış. Ancak son dönemde bir takım evler restore edilmiş ve dönen az sayıda insan varmış.

Anavatos

Akşam olurken son bir plaja daha doğrusu balıkçı köyüne uğradık: Lithi. Karnımız çok acıkmıştı bu sebeple denize grime fırsatı bile bulamadık. Bu sebeple Lithi aklımızda plajından ziyade yediğimiz güzel yemekleri ile kaldı.

Lithi

Bu plajın hemen kıyısında yer alan Tria Adelfia (Üç Kardeşler) Lokantasında kendimize, bir sonraki gün yapacağımız koşuyu da düşünerek ziyafet çektik. Lokantaların sunduğu lezzete, lezzet fiyat ortalamsına hayran kaldık. Tüm lokantalarda neredeyse türkçe menüde seçenek olarak var. Örneğin burada yemek yerseniz tüm gün plajda şezlong ve şemsiye ücretsizmiş. Bunu da bize verdikleri katın üzerinde direk türkçe yazılmış nottan öğrendim. Sizlerle yediğimiz muhteşem ıstakozlu makarnayı paylaşmadan edemedim.

Tria Adelfia - Lithi

Yemeğin en sonunda da bir lokma yedik ki anlatılmaz yaşanır. Ben İzmir’de büyüdüm ve lokmaya bayılırım. Sokakta hayır için dağıtıldığında muhakkak sıraya girip alırım. Ancak bu yediğimiz yediğim tüm lokmaların içinde en üst sıralarda kendine yer bulur.

Lokma

Tüm bu güzelliklerin ardından üstümüze düşen eve sağ salim dönmekti. Adanın batısını doğusuna bağlayan yollardan geçmeye başladık ve bu esnada tepeden muhteşem bir koy gördük. Ardından bir tane daha… El değmemiş, bu küçük koylara uğramadık ancak hayran kaldık ve bir daha gelirsek diyerek notumuzu aldık: Elinda ve Trahili Plajları. son olarak Sakız Plajları konusunda güzel bir rehber de burada.

Otelimiz için yola devam ederken geçtiğimiz köylerden Vessa’da köyün ışıltılı kahvesine gözümüz takıldı. Ulu ağaçların altında oturan kadınlı erkekli köylülerin çağrıştırdığı muhabbet, ışıklandırmanın verdiği sıcaklık beni adeta orada Zaman geçirmeye davet etti. Ancak arkadaşlarımızdan bir kısmı vakit kaybetmeyelim deyince durmadık. Sizin yolunuz düşerse benim için de bir kahve için.

Sakız’da o güne ait aklımda kalan son görüntü ise Zifias köyünün kilisesinin önündeki masada demlenen amcalardı. Kilisenin beyaz ışıkları masalarını ve uzolarını aydınlatmıştı. O görüntü bana dünyada yaptığımız pek çok sınıflandırmanın ve bir birine zıt olarak tanımladığımız kavramların, o durumların özünü anlamaktan çok uzakta olduğunu bir kere daha hatırlattı.

Reklamlar

İşlemler

Bilgi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: