Alaska Gezisi – Alaska’ya Genel Bakış

13 07 2013

Alaska Türkiye ile kıyaslandığında, Türkiye’nin iki katından fazla büyüklükte bir ülke. Bu kocaman ülkenin içindeki %75’lik bir bölüme kara ya da teren yolu ile ulaşılamıyor. Özellikle ülkenin iç pasaj (inside passage) bölgesi pek çok adadan meydana geliyor. Ana kara ile burası arasında ulaşımı kara yolu ile gerçekleştirmek için bir bölümü Kanada’dan geçen otoyolu kullanmak ya da havayolunu kullanmak gerekiyor. Ana kara ile iç pasajı birbirne bağlayan ve nadir olarak gerçekleşen deniz yolu da bulunuyor. Uzun lafın kısası Alaska’da hareket etmek için bol planlama ve yüksek bir bütçe gerekiyor. Örneğin ülkede Unalaska diye anılan bir bölge var ve buraya sadece birkaç günde bir tek feribot seferi bulunuyor.

Alaska kabaca beş bölgeye ayrılıyor: İç Pasaj (Inside Passage, haritada yeşil ile renklendirilen alan), Güneyorta (haritada leylak-mor ile renklendirilen alan), iç bölge (interior, haritada sarı ile renklendirilen alan), Uzak Kuzey (Far North, haritada kırmızı ile renklendirilen bölge) ve son olarak da güneybatı (southwest, haritada gri ile renklendirilen bölge).

IMG_6689

Alaska muhteşem bir doğa parçası, tam anlamıyla el değmemiş. İnsanın seyrettikçe içi gidiyor. Özellikle Türkiye’de doğa konusunda alınan pek çok vahim karar düşünüldüğü zaman “gelişme” ancak “doğaya saygılı ve sürdürülebilir gelişme” ne demek rahatlıkla görüyor, kendi ülkem için de belki her zaman olduğundan daha çok üzülüyorum. Örneğin Alaska ekonomisinde rol oynayan balıkçılığa dair değerlerden bir tanesi “sürdürülebilirlik”. Özellikle doğanın el değmemişliğine şahit olduktan sonra, bu aşamada “sürdürülebilirlik” vizyonunun olması doğaya dair değerlerin ne denli önde olduğunun bir göstergesi.

Alaska’da yapılabilecekler özellikle doğa odaklı: Yürümek, yeni ya da bildiğimiz hayvanlarla kendi doğal ortamlarında tanışmak, kano yapmak, bisiklete binmek, buzullar, kamp yapmak, balık avlamak ilgi alanlarınıza girmiyorsa, bu nadide doğa parçasını ziyaret sizin için öncelikli olmayabilir. Alaska, gidip doğa ile bütünleşebileceğiniz, yeryüzü cennetini yaşayabileceğiniz bir macera. Alaska’da doğa öylesine öncelikli ki, önemli bir parçası hayvanları gözlemleme üzerine kurulu turizme ragmen, yine hayvanların selahhiyeti ve rahatsız edilmemesi birinci öncelik olarak turistlere hatırlatılıyor. Örneğin çok uzaktan gördüğünüz bir hayvanın dahi sesinizle dikkatini çekmemeniz gerekiyor.

Ülke dağların, buzulların, binlerce gölün, yüzlerce ırmağın, denizle kucaklaştığı, yemyeşil dağların üzerine inen sislerin, ağaçların kendsine sıklıkla yağmurları çağırdığı romantik bir rüya. Ve yukarda anlattığımız ulaşım zorluklarının da etkisiyle sanırım oldukça pahalı. Örneğin bu denli su yoğun bir ülkede şişe suyu almak için yaklaşık 3 ile 5 dolar ödemek gerekiyor. Yine ulaşım ve konaklama ücretlerinin yüksekliğini söylemeye dahi gerek yok sanırım. Son olarak da organize edilen turlara katılmak niyetiniz varsa, ciddi bir tutarı gözden çıkarmanız gerekiyor.

Alaska’daki pek çok farklı yerde, Alaska’yı büyük bir oyun alanı gibi hisettik: Yetişkinler kendi yaşantılarına net bir biçimde zaman ayırıyor; örneğin kafesini öğleden sonra saat 5’te kesinlikle kapatıyor. Ardından yukarda bahsettiğim ve bahsetmediğim pek çok aktiviteye zaman ayırarak, bu büyük oyun parkı hissini yaratıyorlar.

Alaska ziyareti için tavsiye edilen aylar temmuz ve ağustos. Bu öneri mevsim sıcaklıkları ile ilgili olduğu kadar,  buraya ait vahsi hayatın etkinliği ile çok yakından ilgili. Örneğin somon, ayı, balina etkinlikleri bu zamanlarda daha çok görülüyor. Hayvanların besleneceği malzeme yoksa, vahşi hayat da izlenemiyor. Diğer bir deyiş somon göçü zamanı değilse, ayıda olmuyor gibi… Bizim güneşli gün sayımız azdı. Ancak böylece gerçek Alaska mevsimi nasıldır, onu da tatmış olduk. Alaska’nın bazı bölgeleri yağmur ormanı diye sınıflandırılmış. Zaten bu bölgelerde yağmur beklememek sanırım söz konusu değil.

Alaska’da turizm konusunda yönlendirme -yine Türkiye ile kıyasladığımda- inanılmaz başarı ile gerçekleştiriliyor. Gittiğiniz havalimanlarında, bindiğiniz gemilerde, vardığınız limanlarda, turizm bilgilendirme ofislerinde inanılmaz detaylı broşürler var. Bunun yanında internet üzerinden ulaşabileceğiniz pek çok kaynak da imdadınıza yetişiyor. Örneğin ABD’de farklı noktalarda neler yapabilirsiniz, kamp ve konaklama seçenekleri nelerdir derseniz http://www.recreation.gov/ adresine göz atabilirsiniz. Yine de Alaska’da planlama şart. Tatilde biraz daha gevşek davranayım, bir şeyleri planlamayayım diyenlerdenseniz, burada yaya kalma ihtimaliniz var. Seçeneklerin azlığı ya fırsatları kaçırmanıza ya da örneğin bir adadan neredeyse iki üç gün ayrılamamanıza ya da benim başıma geldiği gibi hiç gidememenize mal olabilir.

Alaska servislerine ilişkin diğer hayranlığım da ABD orman servisine gidiyor. Yukarda bahsettiğimiz orman parkurlarını bu organizasyon yönetiyor, bilgilendirmesini yapıyor –kaç mil, ne kadar yükseleceksiniz, zorluk derecesi nedir, ne vaadediyor (manzara, habitat, vahşi yaşam izleme vs.) hepsini kısaca anlatıyor– ardından da her bir parkur için detaylı bilgilendirme bulunuyor. Ve son olarak bir de tüm bunları bir kitapçıkta toparlıyor. (Bir park için linkte örneğini paylaştım) Amaa bu ülkede öyle bir şey var ki bütün doğa tutkunlarının aklını başından alabilir: Ormanların içinde yine bu organizasyonun yönettiği kabinler (bungalovlar) bulunuyor. Planınıza bir kaç günlük yürüyüşler eklemek isterseniz, buralara da rezervasyon yaparak kalabilime fırsatınız oluyor. Tabi bilgilendirme sadece yürüyüş için değil, bisiklet, balık tutma, tırmanma gibi olası tüm aktiviteler için veriliyor.

Yukarda bahsettiğim ulaşım maliyetleri, planlama zorlukları ve konaklama maliyetleri sebeplerinden dolayı cruise –gemi turları ile seyahat- uygun seçeneklerden bir tanesi gibi görünüyor. Ancak gemilerle yapılan seyahatler ülkenin sadeceiç pasaj (inside passage) bölgesini –adalar yoğun- kapsıyor; Temel olarak Ketchikan, Juneaue ve Skgway uğranan şehirler. Genellikle şehre sabah varılıp, akşam ayrılınıyor.  Bu turlar mutlaka Kanada vizenizin olmasını gerektiriyor (Gemi yolculuğunuz isterse ABD’de başlayıp ABD’de bitsin, yine de Kanada bacağınız var ve gemiden inmeyecek olsanız dahi vizenizin bulunması gerekiyor). Eğer ana karayı da dolaşmak isterseniz, öncesine ya da sonrasına kendinizin organize edeceği bir bölüm eklemeniz de mümkün.

Alaska’yı dolaşanların ve belli ki Alaskalıların çok sevdiği diğer seyahat aracı ise karavanlar. Ulaşım ve konaklama giderlerinin yüksekliği düşünüldüğünde iyi bir alternatif olarak görünüyor. Ülke bu şekilde seyahat edenlerle öylesine dolu ki, gttiğiniz her yerde karavan parkları bulabiliyorsunuz, zaten memleketin yarısı da orada oluyor. Tabi karavan parkları deyince, gittiğiniz her yerde çadır kampı yapmak için de alanların mevcut olduğunu hatırlatayım.

Diğer yoğun kullanımlı ulaşım aracı ise yine bizim Türkiye’de hiç alışık olmadığımız pırpır uçak diye tabir edilen küçük uçaklarlar yapılan charter seferler. Gerek bir yerden bir yere ulaşmak, gerekse de organize turları gerçekleştirmek için kullanılıyor. Zaten havadan gezi yapma bu outdoor ülkesi için şaşırtıcı bir populariteye sahip. İnsanlar ilgili milli parka gitmek yerine oraya havadan uçuyorlar, şöyle bir bakıp geri geliyorlar. Benzer şekilde helikopterle de yapılan turlar bulunuyor.

Biz yola gemi turu seyahati ve kendi organize edeceğimiz bölüm diye çıktık ancak Kanada vizesinin yetişmeyeceğini anlayınca gemi turu seyahatinden (cruise) vazgeçtik. Ülkenin iç pasaj (inside passage) bölgesini dolaşmak için imdadımıza Alaska Marine Highway yetişti. Alaska Marine Highway (Alaska Deniz Otoyolu), Alaska’nın uzun ve uzak mesafelerini birbirine bağlayan deniz toplu taşım sisteminin adı. Ki zaten bu gemilere parası olmayanların cruise’u deniliyormuş. Kesinlikle tavsiye ediyorum: Son derece konforlu, uçak ve tren yolculuklarına göre çok daha hesaplı hem de nerede ne kadar kalacağınıza tamamıyla kendinizin karar verebileceği esnekliği sağlıyor. Gemilerde kamara seçeneği de bulunuyor. Ancak kamara için daha fazla bütçe ayıramayan yolcular Uzun yolculuklarda oldukça geniş gemide muhtelif alanlarda uyku tulumlarını kullanarak rahatça uyuyabiliyorlar.

Alaska’ya giderken olmazsa olmazlar, sinek kovucu hatta Türkiye’de benim artık pek görmediğim yüzünüzü kapatacak fileler, alt ve üst içlikler, polar ve iyi bir yağmurluk. Yine yağmur geçirmeyen pantalon, goretex ayakkabı ya da bot, iyi bir fotoğraf makinesi –taşırım diyenler için farklı lensleriyle beraber SLR-, mutlaka ve mutlaka iyi bir dürbün. Biz kamp malzemelerimiz de kendimiz götürdük. Her yerde değil ancak bazı yerlerde malzeme kiralama seçeneği de bulunuyor.

Kabaca tatil planımız şöyl gerçekleşti: Alaska’nın en büyük şehirlerinden ve bağlantılı uçuşlar için merkez de olan Anchorage ile başlayarak, önce Denali Ulusal parkına (Kuzey Amerika’nın en yüksek dağı McKinley burada yer alıyor), ardından Kenai yarımadasına ve sonrasında da güneydoğu Alaska’ya gttik. Olanak olsaydı bir de Kodiak yarımadasına gitmek isterdim ama gün sayımız ve kullandığız ulaşım seçenekleri buna el vermedi.

Ben Alaska’nın sunduğu sonu gelmez güzel manzaraları seyretmeyi, son derece güzel işaretlenmiş ve sınıflandırılmış orman parkurlarında -taril- yürümeyi, saatlerce etrafa göz gezdirerek evlerine misafir olduğumuz hayvanları izlemeyi ve uzun yolculuklarını çok sevdim. Sizlerin de kulağına bu döylediklerim hoş geliyorsa bir gün gerçekleştirmek üzere kendi hayalinizi kurabilirsiniz.

Reklamlar

İşlemler

Bilgi

One response

14 07 2013
Ulash

Supermis! Aklimin ucundan bile gecmeyen bir tatili en azindan aklima sokmus oldun! 🙂 detayli yazilarini sabirsizlikla bekliyorum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: