#DirenGeziParki Dönüşümü

2 06 2013

1 Haziran 2013’te, sabahın erken saatlerinde eve döndüğümde sosyal medyayı takip ederek zaman geçirmiştim. #DirenGeziParki hareketinin toplumsal bir harekete dönüştüğünü, önceki akşam anlamıştım. Ancak yine de Taksim sınırlarından çıktığımda, hayat o denli normal akışında görünüyordu ki, ister istemez hafifçe öfkeleniyor ve hayal kırıklığı duyuyor diğer yandan da olası potansiyeli çocukça bir aç gözlülükle tespit edip hayıflanıyordum. Saat 3 gibi yanıp, sönen ışıklarla, tencere tavaya ile çıkarılan seslerle o kıvılcımın daha çok konut alanının olduğu bölgelere de sıçradığını anlayarak sevindim. #direngeziparki konusunu biraz daha uzaktan izleyen önemli bir kitle, kendisinde yeter cesareti bulmuş ve seslerini yavaşça yükseltmeye başlamışlardı. Bir kısım insanlar yollara dökülmüş, Taksim’e ulaşmaya çalışıyorlardı. Herkes duyulmak istiyordu!


Buna karşın ana akım medyada hala çıt yoktu. Cuma akşamı beklentileri karşılamayan bir açıklama ile basın açıklaması yapan vali ve belediye başkanının dışında, kimse bir açıklama yapmamıştı. Herkes biraz kör, biraz sağır, biraz da dilsizdi. Uzun lafın kısası sesini duyurmak isteyen Halka karşın duyacak bir muhatap yok gibiydi.

Sabah saatlerinde ana akım medya konuya biraz yer vermeye başladı. Gazeteler derinlikli yorumlarla olmasa da manşetten hareketi haber veriyordu. İlerleyen saatlerde konuya yönelik yorumlarını duyduğumuz Başbakan özünde, halkı duymadığını net olarak anlattı bizlere. Taksim halkı çağırıyordu. Sesi yükseltmek duyulma ihtimalini arttırır mıydı? Cuma sabahından itibaren neredeyse aralıksızın süren sadece vatandaş ile polis arasındaki bol biberli, sulu mücadele hala devam ediyordu. Sağduyu, Türkiye’nin kalabalık gündeminde hükümet erkanın belli ki kullanmaya zahmet etmediği gereksiz bir araca dönüşmüştü.

WP_20130601_016

Yanlış haberler sosyal medyada ışık hızıyla yayılıyordu. Örneğin gece toplulukların üzerinde dolaşan helikopterlerden gaz atıldığı gibi. Ya da portakal gazı kullanılması gibi. Sanıyorum bunları paylaşırken özellikle bir bağlam içinde olmalarına -tek başına portakal gazı kapsülü resmi olmaz, onun o tarihte, İstanbul’da ve söz konusu olaylarda kullanıldığına dair bir kanıt gereklidir- ve kaynaklarının teyit edilmiş olmalarını kontrol etmeye ihtiyacımız var. Aksi taktirde yanlış bilgilendirmeler ve buradan doğan yanlış duygu ve düşüncelerle hep beraber belirsiz bir çukura hızla yuvarlanabiliriz.

Tekrara meydanlara çıktığımızda –bu sefer metro sadece Şişli’ye dek çalışıyordu- bu denli yoğun katılımlı hareketin beraberinde getirdiği bir ucu vandalizme uzanan etkileri gördük. Polis meydandan ve parktan çekilmişti. Halk çılgınca Taksim’e akıyordu. Meydanda harap edilmiş araçlar, etrafta bol miktarda grafittiler vardı. “Hükümet İstifa” başlığı altında toplanan, son derece çeşitli duruşlarla, deyim yerindeyse karmakarışık halk bir sevinç sarhoşluğu içindeydi. En azından uzun süredir ifade edecekleri platform bulamadıkları görüş ve hislerini ifade ettikleri için. Bunun da üstünde bu görüş ve hisleri paylaşan pek çok başkaları olduğunu gördükleri ve ötekileştiklerini düşündükleri bir anda aslında asıl olanın kendileri olduğunu gördükleri için.


Önceki güne göre çok daha çeşitli kalabalığı barındıran bu akışta daha fazla küfürlü slogan, etrafa daha fazla zarar verme eğilimi, daha fazla toyluk ve daha fazla alkol göze çarpıyordu. Alkolün kimileri için kutlamaydı. Kimileri için -son dönemde alkol satışını düzenleme amacıyla yapıldığı söylenen ancak bulmacanın farklı parçaları birleştirildiğinde insanlara kısıtlama, yasak ve en önemlisi başka birilerinin tercihinin kendi hayatının üzerine düşen gölgesi çağrışımı yapan düzenlemenin ardından- en yerinde eylem seçimiydi. Kimileri için de sadece alkoldü işte…


Taksim halkla en büyük buluşmasını yaşıyordu. Polis Taksim’den çekilmişti ancak bu sefer Beşiktaş kaynıyordu. Vandalizm kendini zaman zaman kaldırım taşlarının sökülmesi, zaman zaman camları taşlanmış bir araba, zaman zaman tüm pencereleri indirilmiş bir otobüs ya da uzak ülkerlerin birindeki iç savaş görüntüsü çağrıştıran yolun ortasına devrilmiş ve tamamıyle yanmış görüntüsüyle bir minübüstü. Bu görüntüler bana kaos çağrıştırdılar ve her şeyin çığrından çıkmasından korktum. Evet herkes bir istekte birleşmişti peki ya ayrıldıkları noktalar. Bunlar da zamanın içinde büyük bir olgunlukla hedefi şaşırmadan yan yana durabilecek miydi?

Yine sabaha karşı eve döndüğümde bu sefer kendi mahallemde sokağa dökülen protestoyu izledim. Dün sabaha karşı sadece evlerin camlarından tencere ve tava ile çıkarılan şifreli protesto, sabahın bu en erken saatlerinde sesini ve sözünü bulmuş, o ana dek sokağa çıktığımızda bizlere “Kalbimiz sizlerle, kendinize dikkat edin” mesajı veren arkadaşlarımıza benzer olduğunu sandığım kitleler, kalplerinin yanına bedenlerini de katarak yollara dökülmüştü. Hareket küçülmüyor, sakinleşmiyor aksine yaygınlaşıyordu.

 

#direnGeziParki bir sivil hareket olarak doğdu, genişledi ve dönüştü. Tüm bunlar yaşanırken herhandi bir parti, ideoloji ile bağdaşmadı. Bu hareketin enerjisinin özüydü. Hatta öylesine saf ve bireysel bir hareketti ki STK’lar, üniversiteler, dernekler ya da başka hiç bir başlığın altında toplanmadı. Ancak aynı zamanda tüm bunlar gerçekleşirken bu müthiş enerjinin nasıl bir amaca dönüşeceği ve hedefi de belirsiz kaldı. Türkiye’de yeni yeni popüler olmaya başlayan orieentering sporunun, benim çok sevdiğim ve hayatın her alanına direk uygulanabileceğini düşündüğüm en temel öğretisi şu: “Şu anda nerede olduğunuzu biliyorsanız, Nereye gitmek istediğinizi biliyorsanız, Oraya nasıl gidileceğini biliyorsanız, Oraya vardığınızı nasıl anlayacağınızı biliyorsanız, Yanlış Gitmeniz Mümkün Değildir” Şimdi bizim durup düşünmemiz gereken bu soruların hangisinin cevaplarını bildiğimiz, hangisinin cevaplarını ise netleştirmemiz gerektiğidir sanırım.


İşlemler

Information

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: