Türkiye Bisiklet Rotaları – Bisikletle Sakarya Gezisi – İlk Gün

13 05 2013

Yine mayısın ilk hafta sonunda Dağ Keçileri ile Sakarya civarı bisiklet turumuza çıktık. Yolculuk esnasında Berceste’de kahvaltı için konakladık. Aman ne kalabalık ne kalabalık. Bu denli kalabalık olduğunda benim o andan keyif alışımda bir gerileme oluyor. Sakinlik, olmadıkça havayı, çevreyi, yediklerimi anlayamıyorum. Bu şartlar altında ve sesimizi zor duyurduğumuz çok meşgul garsonların servisi ile kahvaltı ettik. Bu kahvaltının en güzel yanı hemen yanıbaşımızda dura bu böcekçiğin yakın plan çekimi oldu.

 

Tekrar otobüse binişimizin yarım saat sonrasında -Sakarya ile Hendek arasında bir yerlerde, Adapazarı ilçesine bağlı- Turnadere köyünde bisikletlerimize binmek üzere durduk. Toparlanıp yola çıktığımız gibi de şehri, kalabalığı, yapıları unuttuk ve yemyeşil bir doğanın içinde zevkle yol almaya başladık. Etrafımızda son derece verimli görünen bakımlı tarlalar ve tarlada çalışan köylüler vardı.


Düz arazide çok geçmeden, Sakarya Irmağı ile karşılaştık. Rehberimiz Cumhur’un annesi de bu yöreden olduğundan, yöreyi çok yakından tanıyordu. Cumhur bizlere etraftaki köylerde Lazların, Manavların, Çerkezlerin, Macırların yaşadığını anlattı.


Sakin yollar boyunca pedallayıp Kavaklı orman ve Çağlayan köylerinin ardından Soğuksu köyüne vardık. Burada ilk durağımız köy kahvesi oldu. Atıştırmalıklarımızı da burada yedik. Köy kahvesindeki amcalarla bayağı bir sohbet ettik. Ardından yine bizi zorlamayan bir parkurda Hacıkışla köyünün yakınlarındaki gölete pedalladık. Göletin etrafı mandaların konaklama alanıydı. Biz de mandaların daha önce bıraktığı izlere dikkat ederek biraz vakit geçirdik.


Ardından tekrar Soğuksuya rotası üzerinden Aktefek köyü yakınlarındaki kamp alanımıza vardık. Gün boyunca toplamda 46KM yol katetmiştik. Aktefek göleti kenarındaki kamp yerimiz muhteşemdi. Ağaçlık alanın içine doğru girip çadır kuracağımız yerleri seçtiğimiz anda anladık ki, inanılmaz bir sivrisinek saldırısının altındayız. Hızla çadırımızı kurduktan sonra bacaklarımızı ve kollarımızı örtecek giyisilerimizi giydik. Gece bunlardan biri çadırımıza girerse diye endişelenirken karanlığın çökmesi ile ortadan kayboldular. Etrafta sadece biz ve kurbağaların sesleri kaldı.


Birkaç çadır akşam yemeği için yanımıza aldıklarımızı birleştirerek yemeğimizi yedik. Ay ışığında yürüyüşle vakit geçirdikten sonra kamp ateşinin etrafında toplanmış arkadaşlarımıza katıldık. Genelde kampa yemek yapmak üzere malzeme taşımak benim gözümde büyüyor. Ancak ateşin başında et yapanları görünce de bu da iyi bir seçenekmiş demekten kendimi alamıyorum. Kamp ateşinin etrafındaki et ve çekirdek faslından sonra dinlenmek üzere çadırlarımıza çekildik.



İşlemler

Information

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: