İran Gezi Notları – 4. Gün

17 03 2011

Şiraz şairleri, filozofları, orkide ve gülleri, parkları ile ünlü İran şehri. Sahip olduğu ünü çok uzun zamandır koruyor. Şiraz şehir gezimize başlamadan otelimizin sakin ve güzel bahçesinde biraz vakit geçirdim. Bu esnada tur grubumuzdan arkadaşlarım tenis kortunda başı açık bir kızın tenis oynadığını bildirdiler 🙂  Dedikodu hızla yayıldı ve herkes nasıl bir kızın başı açık tenis oynadığını sorgulamaya başladı. Birden bizim de İranlılara dönüştüğümüzü düşündüm.

Şiraz’da ilk durağımız Şah-ı Çerağ oldu. Burası İmam Rıza’nın kardeşi Sayid Emir Ahmet’in türbesi. Yapılış tarihi ise 14. Yy. Bugünkü hali ise pek çok değişikliğin ardından 19.yya tarihleniyor. Yine burası da Şiiler için önemli bir kutsal mekan olduğundan çarşafa girerek içeri geçmemiz gerekiyor. Benzer şekilde burada da fotoğraf çekmek yasak. İçeride asıl türbenin olduğu binaya girerken sorguya çekildim. Girişte resepsiyon gibi bir alandaki kadın Müslümanlığımı sorguluyor. Ben de ”Müslüman mısın?” sorularına ısrarle evet diyerek yanıt verdiğimden kadını ikna edemiyorum.

Sonrasında avluya çıktığımda “Elhamdilulah” demem gerektiğini hatırlatıyorlar. Ancak kadın bana şöyle bir adaletle yaklaşıyor : “Eğer sen Müslümanım diyorsan, girebilirsin.” Türbenin içinde bulunduğu yapı aynı Meshed’de olduğu gibi binlerce ayna ile süslü, çok göz alıcı bir mekan. Ancak burası çok daha az kalabalık. İçerde ibadet edenler olduğu gibi, oturanlar da var.

Şah-ı Çerağ’ın ardından gelen durağımız Atik Camii.

Atik Camii 849 yılında inşaa edilmiş. Ancak yaşanan pek çok deprem sonrasında yapının ilk halinden bugüne çok fazla şey ulaşmamış. Biz gördüğümüde renovasyon çalışmaları sebebi ile ortalık biraz karışıktı. Yine de çok güzel görünen bu camii ile ilgili en ilginç nokta caminin avlusunun ortasında yer alan dörtgen yapı. Allah’ın Evi adı verilen bu yapı 14. Yy’da yapılmış ve değerli Kuran-I Kerim’leri saklamak için kullanılmış. Aynı zamanda Mekke’deki Kabe’yi model alark yapıldığı söyleniyor.

Atik Camii’nin ardından bu sefer de rotamızı Nasr’el Mülk Camii’ne çeviriyoruz. Camii’nin ahşap kapısının iki kanadında farklı tokmaklar yer alıyor: Bu tokmaklardan bir tanesi kadınlar, diğeri de erkekler için. Evlerin kapısında yer alan bu system sayesinde, gelen misafirin, dolayısyla da kapıyı açaçak kimsenin cinsiyeti belirleniyor. Bu camii 1888’de inşa edilmiş, Kaçar Hanedanlığı dönemine ait. Yine muhteşem işlemlerin etrafında gözlerimizi nereye çevireceğimize şaşırarak dolaşıyoruz.

Şiraz gezimize Narencistan Sarayı (Bagh-e Narencistan) ile devam ediyoruz. 1879-1886 yıllarında, Kaçar Handeanlığı döneminde yapılmış. Miasfirler ve yöneticilerin konakladığı avlusunda portakal ağaçları olan bu yapılar topluluğunun yine çok debdebeli bir dekorasyonu var. Ana binanın için yine yüzlerce aynanın çevrelediği bir oda bulunmakta.

Ardından Sadi’nin tübesine gidiyoruz. İran tarihinde önemli yer tutan şair ve filozofların türbelerine İranlılar büyük önem veriyorlar. Buralarda bol miktarda yerli turistle de karşılaşıyoruz. Ünlü Şiraz’lı şair Sadi’nin en ünlü iki eseri Gülistan ve Bostan’dır. Sadi’nin türbesine güzel bir bahçenin içinden geçerek varıyoruz. İçerdeki duvarlardan birinde yer alan şiirini İran’lı rehberimiz farsça okuduktan sonra, bizlere çevirisini yapıyor.

“insanın soyu birdir
yaratılırken atılan ortak temeldir
birimizin acıyı hissetmesi yeterlidir
o acı hepimizindir “ diyen Sadi’nin türbesinden ayrılıp, bu sefer de Hafız’ın türbesine doğru yola çıkıyoruz.

İran’ın en önemli ve en sevilen şarilerinden Hafız’ın başlıca eseri Hafız Divanı içindeki güzel şiirlerin yanı sıra İranlılar’a geleceklerini de söylüyor 🙂 İranlılar geleceğe dair merak ettikleri sorular için Hafız Divan’ından bir sayfa açarak, o sayfadan sorularına cevap arıyorlarmış… Hafız’ın türbesinde de bize Behzat Bey şiir okuyor. Hafız’ın türbesinden ayrılmadan önce bir alıntı da ondan yapalım:  “sözünde durmakmış:
arama sakın temeli gevşek şu dünyada.
bilmez misin ki dünyanın
bin damada gelin olduğunu?”

Pek çok durağı sıkıştırdığımız Şiraz gezisinde bu sefer de Zend Handeanlığı Döneminde Kerim Han tarafından yapılan, Vekil kalesi, camii ve çarşısı  diye anılan üçlemeyi geziyoruz.

Zend hanedanlığı döneminde halk ile hükümdar arasındani mesafeyi azaltmak adına hükümdarlara vekil denmiş. Halkın hizmetkarı vekil yani Kerim Han’ın yaptırdığı eserler de bu şekilde adlandırılmış.

Gezimize kale ile başlıyoruz. Kalenin içinde oldukça güzel bir bahçe, hamam ve başka yapılar var. Kalenin oldukça estetik bir görüntüsü var. Kalenin duvarlarında Şahname’den alınmış resimler de bulunmakta.

Vekil Camiisi bir sonraki durağımız. 1773 yılında yapılmış camii, İran’da örneklerini gördüğümüz 4 eyvanlı camilerden biraz daha farklı. Yine çok göz alıcı ve şaaşalı. Ancak eserde gördüğümüz bütün detayla yapılış dönemine ait değil. Kaçar Hanedanlığı zamanında da çeşitli eklemeler camiye yapılmış.

Akaşam giderek yaklaşırken son durağımız vekil çarşısını gezmeye başladık. Vekil çarşısı bana  Urfa’yı anımsattı. Çoğunlukla turistik eşyaların satıldığı çarşıda, en gözde parçalardan biri olan sürmeler ve sürmedanlıkların arasında hiç acele etmeden dolaştık. Bir arkadaşımıza Hafez Falı bakılmasını dinledik. İran gibi ucuz bir ülkede turistik eşyalara biçtikleri değer inanılmaz yüksek. Neyin alıcısı olursanız olun, fen halde kazıklanacağınızı damarlarınıza kadar hissediyorsunuz. Bütün turistlerin inanılmaz bir zenginlik içinde yüzdüğü düşüncesi tüm İranlı tüccarlara hakim. Sanıyorum turizmde yol alırken turistler için sundukları fiyatlar biraz daha dengeye gelecektir. Bütün bu hengamenin ardından çarşıda bir kafeye oturarak dinleniyoruz. Çarşıdan çıkıp bizi havalimanına götürecek otobüsümüze giderken rehberimiz eşliğinde hepimiz birer tane uzun gömlek satın alıyoruz. Tek gömlekle koca bir haftayı idare etmek hepimize çok zor geldi.

Şiraz’dan güzel duygularla ancak Bagh-e Eram’ı göremeden ayrılıyoruz. İsfahan’a gitmek için havalimanına doğru yola çıkıyoruz…


İşlemler

Information

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: