4 Günde Malatya – Nemrut – Darende – Divriği – Sivas – 2. Gün

10 07 2011

Nemrut’tan Malatya’ya döndüğümüzde Malatya öğretmen evinde hafif bir kahvaltı yaptık. Kahvaltının hemen ardından Malatya Arkeoloji Müzesine yöneldik. Müzenin girşinde çok genç ve çok tatlı bir görevli bize açıklayıcı ama sıkacak derecede uzun olmayan hoş bir bilgilendirme yaptı. İki katlı müze farklı höyükler ve yerleşimlerden gelen parçalara göre düzenlenmişti. Köşkerbaba, Pirot Höyük, Değirmentepe, İmamoğlu, Cafer Höyüklerinden çıkan eserleri görme imkanı bulduk. En çok dikkatimi çeken eserlerden bir tanesi önceki gün ziyaret ettiğimiz Arslan Tepeden çıkan, geç Hitit dönemine ait bir kabartmaydı.

Arkeoloji Müzesinin ardından Darende’ye doğru yola çıktık. Darende’nin öncesinde yolumuzun üstünde olan Balaban’a uğradık. Bu geziye katılırken bu denli hoş sivil mimari örneklerinin, onları daha da çekici kılaan eskilikleriyle her yerde karşımıza çıkacağını bilmiyordum. Balaban’da çok fazla kalamamıza rağmen yine de pek çok güzel eski ev gördük. Bir de modern mimari eseri camiisini…

Balaban’ın ardından toparlanarak Darende’ye doğru yola çıktık. Darende’de önce Somuncu Baba Türbesinin de yer aldığı mesire yerine gittik.  Şeyh Hamid-i Veli’nin mezarının yer aldığı Somuncu Baba Türbesi pek çok yerli turisti bu doğa harikası yere çekiyor.

Ancak doğal güzellikleri şimdilik dini önemi kadar ön plana çıkmış görünmüyor. Tohma Suyu’nun güzelleştirdiği Darende’de Tohma Suyu boyunca 1.5KM’lik bir kanyon bulunuyor. Burada rafting de yapılabiliyor. Parkur 7-8KM civarında. Kanyonda gezinti yapılabilmesi için gerekli düzenlemeler de tamamlanmış durumda. Günpınar Şelalesi, Kudret Havuzu diğer doğal güzelliklerden.

Gezimizin ardından Darende şehir merkezine geri döndük. Önce tarihi bedesteni ziyaret ettik. Yusuf Paşa Bedesteni 250 yıllık bir geçmişe sahip. Yine yakın zamanda restore edilmiş bedesten, biraz fazla restore edilmiş gibi görünüyor. Darende’de yer alan diğer tarihi yapı ise, 19. yy. ortalarında yapılan  Hüseyin Paşa Hamamı. Darende’de zamanımının önemli bir kısmı sivil mimarlık örneklerini gezmeye harcadık. Gördüklerimiz arasında Cumhuriyet dönemine ait, restore edilmeyi bekleyen bir okul da bulunuyordu. Darende’de bir de Zengibar Kalesi bulunuyor. Tarihi hakkında net bir bilgi olmayan kaleden, bugüne çok fazla bir şey de kalmamış.

Darende’nin ardından tekrar yola düşüyoruz. Artık yorgunluk iyice bastırmıştı. Nemrut’a giderken ve gelirken otobüsteki rahatsız uyuklamalarımız hariç, geceyi neredeyse hiç uyumadan geçirmiştim. Divriği’ye  3.5-4 saat yolumuz vardı. Güzel doğa manzaraları eşliğindeki yollar uzayarak devam etti, karanlık çöktü. Ben artık tahammülsüz hale gelmişken Divriğe’ye ulaştık. Grup otele geçmeden direk olarak Divriği Konak Restorana, yörenin yemeği olan Divriği (etli) pilavı yemeğe gitti. Ben lokantaya sadece taksi çağırmak üzere uğradım ve doğrudan otele geçtim. Sıcak bir duşun ardından deliksiz bir uyku ihtiyacım olan tek şeymiş…

About these ads

Actions

Information

2 responses

10 07 2011
ismailozcelik

Hocam bu geziyi şu an mı gerçekleştiriyorsunuz?

12 07 2011
gokbenutkun

Geçmişte gerçekleştirdim….

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s




Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 43 other followers

%d bloggers like this: